• 1
Oylar
name

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined index: userid

Filename: views/question.php

Line Number: 192

Backtrace:

File: /home/steroid1/public_html/application/views/question.php
Line: 192
Function: _error_handler

File: /home/steroid1/public_html/application/controllers/Questions.php
Line: 416
Function: view

File: /home/steroid1/public_html/index.php
Line: 315
Function: require_once

Bu sorular hemen hemen bütün sporcu ve kullanıcılar tarafından merak edilen, her hocanın, sporcunun farklı görüş bildirdiği fakat kimsenin objektij ve bilimsel yaklaşımı olmamasından ötürü muğlak kalmış, akabinde büyük bir bilgi kirliliği oluşmasına neden olmuş bir soru olduğunu düşüyorum. Değerli hocalarımızın bilgilerini ve tecrübeli kardeşlerimizin olumlu olumsuz deneyimlerini, fikirlerini beyan etmesi açısından bu soruların çok verimli olacağını düşünüyorum. Ayrıca kendi fikirlerimide paylaşacağım.Sorularım ise şunlardır;

1.Yüksek mg şart mıdır? Doz yükselmez ise gelişim olmaz mı?

2.Kürler yüksek doz ve kısa mı, doz olması gerektiği kadar ve uzun mu sürmelidir?

3.Kür esnasında piramit sistem yani düşük mg başlayıp belirli periyotlarda mg artışı yapılmalı mıdır?, yoksa alınan dozda stabil bir şekilde mi bitirilmelidir?

4.İki kür arasında fazla ara verilmeyecekse (birçok hocanın dediği gibi) ne olursa olsun PCT yapılmalı mıdır? yoksa (yine birçok hocanın dediği gibi) prof sporcuların yaptığı gibi düşük testesteron ile devam edilip 2.küre mi başlanmalıdır?

5.Tek ilaç yüksek doz almak yerine, birkaç farklı ilacı düşük dozlarda karıştırmak verimi nasıl etkiler?

Fikirlerim;

1.Yüksek doz yani kapasitenin üstünde bir zo almanın verim yerine zarar vereceği kanaatindeyim. Zira bu işe yıllarını vermiş birçok insan belli mg ları geçmemektedirler. Sizin kapasiteniz 1 bardak su ise, bu bardağa bir bidon su dökseniz dahi elinizde 1 bardak yani sizin potansiyeliniz kalır. Artan ise tamamen size zarar verecektir. Bu nedenle, özellikle bilgi ve tecrübe açısından yetersiz,gözü kara kardeşlerimizin önce bilgi ve deneyim edinmesi ve uzman hocalarla bu işleri yapması gerektiğini düşüyorum.

2.Kürlerde bana göre asıl prensip hedeflerdir. Eğer tabiri caizse plaj vücudu isteyen,yaza hazırlanan kişilerin ve bu işi meslek edinmemiş kimselerin uzun soluklu kür yapasını tavsiye etmem diyebilirim. Fakat eğer asıl amaç profesyonel bir düşünce ise, yarışma,çekim veya meslek icabı yapılması gerekiyorsa kesinlikle uzun soluklu kürleri önermekteyim. Hepimizin bildiği gibi uzun ve istikrarlı programalar kas artışını sağlamaktadır.Tabi bu süreler kullanılan ilaçların çalışma prensibinede bağlıdır.Ör Boldenon 15-20 haftada verim sağlarken, trenbolon gibi ilaçlar daha kısa kullanılabilir ha keza oxandrolone vs anapolon gibi.Bu konu başka bir başlık olduğu için çok irdelemiyorum.Özetle daha az beklentisi olanların aşırıya kaçmaması, hedefleri ve amaçları yüksek olanların aşırıdan kaçınmaması kanaatindeyim.

3.Kürde bana göre uzun bir süre stabil gitmekte yarar var zira bardak örneğindeki gibi yüksek doz yüksek verim mantığı doğru bir mantık değil.Fakat sürekli aynı dozda gitmek de programlamayı olumsuz etkileyebilir.Her insanın farklı bir genetiği olmasından dolayı bu cevap çok genel olacaktır.Stabil gidip vücudun ve formun düşüşe geçtiği,artık verimin durduğu hissedildiği anda doz artışı (yine tecrübeli bir hoca kontrolünde) yapılması taraftarıyım.Tabi ki kür içi MCT vs de bu dozları etkileyebilir fakat bu da ayrı bir başlık olduğu için girmiyorum.

4.Açıkcası ben vücudun bir noktadan sonra herseye adapte oldugunu düşünen biri olarak, sürekli PCT yapmak bana pek mantıklı gelmiyor. Vücudu açıp kapatmaktan ziyade belirli bir düzeyde çalıştırmak hem verim hem de sağlık açısından daha iyi olacaktır. Yanı sıra PCT ilaçlarının duyarlılığı oluşursa ileriki zamanlarda problem yaşamak kaçınılmaz olur.Korkulan PCT yapmazsam çok sorun yaşar mıyım sorusu.Fakat dünyada birçok insanın böyle yaptığı,bu işe 20 30 yılını vermiş insanların olduğunu,vücudun artık cok rahat tedavi olabildiğini göz önünde bulundurursak, acaba yan etki olur?mu? ,düşüş olur mu,kısır kalır mıyım? :) gibi sorular komik olur.Kaldı ki bu işe ya giren kişinin sonuclarını göze alarak girdiğini bilmesi gerekir.

5.Bu soru açıkcası benimde merak ettiğim ve araştırdığım bir konu.Kendi fikrim ise bir programlamada tek ilaçdan ziyade, birkaç ilacı karıştırmak daha efektif olur diye düşünüyorum.Ör  definasyonda sadece Test P ve Tren A kullanmak yerine aynı dozajlara denk gelecek şekilde;

Test P,Tren  A,Masteron,Winstrol,Oxandrolone,Clenbuterol,Yohimbe gibi..

Bu başlık altına fikir ve görüşlerinizi bekliyorum.Konunun dağılmaması ve sadece konuyla alakalı arşivlik bir bilgi kaynağı kalması adına sadece bu konular hakkında konusmanızı rica ediyorum.Diğer konuları farklı baslıklarda tartısırız.Böylece insanlar bilgiye ulaşmada zorlanmazlar.

Teşekkür ederim..

Merhaba;

Soruların cevapları uzun, kendi düşüncelerimi paylaşırsam şöyle diyebilirim :

1- Yüksek dozların sebebi vucuttaki reseptörlerin alışmasından dolayıdır.Vucuduna hiç steroid almamış bir erkek doğuştan gelen, 7-8 testo değeriyle gayette fit ve kaslı olabiliyor...

2- Bu konuda yine yapılan araştırmaları esas alarak, normal-yüksek doz, 6-8 hafta süre ile alınan anabolik etkinin çok daha verimli olduğunu söylemek zorundayım.Kalıcılık anlamında bakarsak, daha uzun süreler kür yapan insanlarda değişim kesinlikle daha kalıcı oluyor.

3- Kısa orta kürlerde reseptörleri ve önceden kür deneyimi olup olmamasını düşünerek bakarsak, sabit doz tercih edilebilir.Diğer türlü uzun kürlerde piramit şeklinde inişli çıkışlı kürler bana göre daha doğru olacaktır.Ama şart değildir...Vucudumuz çok zeki ve şartlara uyum sağlayabilen bir organizmaya sahip.Uzun süre yüksek dozlar aldığında bir zaman sonra o dozlara göre tüm sistemi değiştirebiliyor.Kimse böyle olmak istemez çünkü bir gün herkes endojen hormonlarıyla yaşamak zorunda kalacaktır.Alışkanlık oluştuğu noktadan itibaren verim ve kazanç düşmektedir.Buna göre kür planlamaları yapmak zorundayız...

4- Bence kürler arasında 3 aya kadar sürede, pct yapılmadan düşük doz testoyla devam edilmeli.Kişinin genetik yatkınlığı veya gizli hipofiz, testis hassasiyetleri pct yapılmadığında veya yapılsa bile yaşanabilecek duyarsızlıklardan dolayı, su yüzüne çıkabilir.Kimse bunun garantisini veremez.Onun için, "o yaptı bir şey olmadı" sözüne sığınmak yerine, "ya bana bir şey olursa" düşüncesiyle hareket etmek daha mantıklı olacaktır.

5- Kür yapan kişi ilaçları hiç tanımıyorsa ve kendi vucudunun verdiği tepkileri ölçebilmesi için olabildiğince sade ve yalın kürlerle başlamalı.Profesyonelliğe adım attıkça steroidlerin özelliklerine göre birbirini sinerjik olarak etkileyecek çok kapsamlı kürler planlayabilir.Yada çalıştırıcısına hocasına güvenip kontrollü bir şekilde yola çıkacak.Yaşadığı sorunları onunla birlikte çözmeye çalışacak.

Bu kadar şeyin üzerine, asıl etken kişiye özgü genetik ve yaşam tarzıdır diyorum.

  • 1